En basit anlatımla Yüzme, Suyun üstünde el ve ayakların birlikte hareket ettirilmesi ile suyu kaldırma kuvvetinden yararlanarak bir noktadan, bir noktaya giderek belirli kurallarla yapılan spora yüzme sporu diyebiliriz. Tabi ki konu spor olunca bu kadar da basit değil, Bu konunun bilimsel yönleri unutulmamalıdır. Sadece Yüzme Kursu düzenleyerek olmayacaktır.

Yüzme sporu çeşitli branşları içerisinde barındırmaktadır. Bunlar yüzme yarışları, senkronize yüzme, kule atlama ve su topu olmak üzere yapılmaktadır.

ESKİ ÇAĞLARDA YÜZME

Yüzme tarihi yapılan araştırmalara göre, İnsanlık tarihi kadar eskilere dayanmaktadır. Eski mısır,Sümerlerde ve Hititlerde Yüzme yapılmış, Bu yüzmeler genelde Askeri amaçlı yapılmaktaydı. Yunanlılarda yarışmalar yapıldığı bilinmektedir.

Eski çağlarda insanın yüzme ile tanışmasının tarihi çokta bilinmiyor. Eski çağlarda yüzme bir spor olarak değil, yaşamı devam ettirmek yada hayatta kalmak için yapılmaktaydı. Yüzme ile tanışma libya da bulunan bir magra da ki resimlere dayanarak yapılan araştırmada M.Ö 8000 yıllarına dayandığı görülmektedir. Bu arada Sezar ve İskender’in iyi birer yüzücü olduğu bilinmektedir.

Diğer bir yandan, Japon halkının 2100 yıl önce yüzme ile ilgili yarışlar düzenlediği tahmin edilmektedir. Yüzme sporunu modern hale getiren İngilizler 1800’lü yıllarda bunu günümüzdeki hale getirmiştir. 1956 yılında Yüzme şu anki durumunu almıştır.
Amerka Birleşik Devletlerinde 1888’de amatör yüzme birliği kurulmuş ve İlk zamanlarda erkekler olimpiyatlara katılırken 1912 yılında ilk kez kadınlar olipiyatlara alınmıştır. Yüzmede, 1909 yılında Londra’da Uluslararası Amatör Yüzme Federasyonu (FINA) kuruldu.

TÜRKİYE DE YÜZME

Türk yüzme tarihini çok eskilere dayanır. Denizlerle sıkı bağlantılara ve güçlü bir donanmaya sahip olan Osmanlılarda, yüzmeye büyük önem vermişlerdir. Genelde Askeri eğitimlerle yapılan yüzme çalışmaları Türk yüzmesinin tarihini oluşturmuştur.

Türkiye de, 1870’li yılların sonlarında sportif anlamda yüzme ile tanışmışlar; Türkiye’de modern anlamda yüzme sporu 1910’lu yıllarda başlamıştır. Galatasaray öğrencileri, beden eğitimi hocalarından, Moiroux aracılığı ile yüzme çalışmalarına başlamışlardı. eski ve iyi yüzücü olan Moiroux, sonrasında Tophane Askeri Sanaii Mektebinde, modern yüzme öğretimine burada devam etmişti.

İstanbul’da yaşayan yabancılar, kendi aralarında yüzme yarışları düzenlemeye başlamışlardır. Yüzme yarışlarına Türk gençleri de katılıyorlardı. 1910’lu yıllara gelindiğinde, Türk yüzücülerinin sayısında büyük artış olmuştur. Fakat, kulüplerin maddi imkansızlıklarından dolayı gelişim yeterli değildi.Bu Yıllarda, ortaya çıkan önemli isimler ; Uzun mesafede Selahattin Bey, kısa mesafede Said Selahattin, atlamada Kemal Bey ve Fahri Ayad adları yer alıyordu. Yüzme sporuna faaliyetleri arasında ilk yer veren kulüp Fenerbahçe olurken, onu Galatasaray izledi.

1920’li yıllarda kulüplerin yüzmeyi ciddi olarak ele almaları ile birlikte ilk önemli çalışmalar da başladı. 1922’de Moda-Kınalıada, Fenerbahçe-Kınalıada, Büyükada-Fenerbahçe arasında uzun mesafe yarışları düzenlendi ve her üç yarışı da Galatasaraylı Fazıl Adnan kazandı. Fazıl Adnan’ın Moda-Kınalıada arasındaki derecesi, 3 saat 5 dakika, Fenerbahçe-Kınalıada arasındaki derecesi 3 saat, Büyükada-Fenerbahçe arasındaki derecesi 8 saat 15 dakikaydı.

Yüzücülerimiz, ilk uluslar arası karşılaşmalarını 1934’te Sovyetler Birliği’nde yaptı ve bu karşılaşmalarda başarılı dereceler alamadılar. Leyla Asım Turgut(Fenerbahçe), Naili Moran(Galatasaray), Cavidan Erbelger (İYİK) Adnan Bey (Beykoz), Mehti Ağaoglu, Suat Erler, Halil Dalhan (Galatasaray), İlhan Keskin (Karamürsel), Alp Arslan , Safvan Serim, Orhan Saka, Abbas Sakarya milli formayı giyen ilk yüzücüler oldu. Yurt içinde ilk karşılaşma ise 1937’de Macaristan’a karşı Moda’da yapıldı. Aynı yıl yüzme yarışları Denizcilik Federasyonu’na bağlandı.

1942 yılında Ortaköy’de inşa edilen ilk modern yüzme havuzu açıldı. “Lido” ismiyle açılan bu havuzun ölçüleri 33×15 m olup havuzun bir tarafı daha sığdı. Türk yüzme sporunda başlayan yeni dönem, 1943 yılında İstanbul Yüzme İhtisas Kulübü’nün kurulmasıyla sürdü. İYİK çalışmalarına 1943’ten 1961’e dek Ortaköy’deki Lido Havuzu’nda devam ettikten sonra, kendi tesislerine taşındı. 1940’larda başlayan hamle 1950’li yıllarda da sürdü. 10 Ağustos 1954’te, 16 saat 50 dakika süren zorlu bir mücadeleyi tamamlayan Murat Güler, Manş Deniz’ni geçen ilk Türk yüzücü oldu. Bunu izleyen yıllarda pek çok önemli isimler ortaya çıktı. Bunlar arasında; Engin Ünal, Ayşegül Çilli, Yılmaz Özüak, Güler Çetiner, Ahmet Bozdoğan, Feridun Aybars, Ayhan Karataş, Faruk Morkal, Ümit Oğuzoğlu, Selahattin Morkal, Sevgi Duru, Nilgün Börekçi, Halil Yüksel; uzun mesafe yüzücülerimiz arasında ise Necati Erk, Doğan Şahin, Nejat Nakkaş, Canan Ateş, Erdal Acet, Ersin Aydın sayılabilir. Bu yüzücülerden Ayhan Karataş 100 m serbesti ilk defa 1 dakikanın altında yüzdü. Faruk Morkal ise, bir madalya kazanma başarısını gösterdi.

Yüzme FEderasyonu, 1957’de Denizcilik Federasyonu’ndan ayrılarak, Rıza Salih Saray başkanlığında bağımsız bir federasyona kavuştu. Federasyonun kuruluşundan sonra ilk önemli uluslar arası başarı, 1962’de Yunanistan’da elde edildi. Atina’da yapılan karşılaşmalarda yüzücülerimiz , puanlı yarışmalarda Yunanistan’a karşı 82-65 üstünlük sağladı. Murat Güler’den sonra, 1958’de Haldun İşmen , 1961’de Doğan Şahin Manş Denizi’ni geçen Türk yüzücüler oldu. 1960’ta Bursa’da yapılan Havuzlu Park Yüzme Tesisleri hizmete girdi. 1966’da ilk uluslar arası yarış olan İstanbul Yüzme Maratonu düzenlendi.

1970’li yıllarda inşa edilen açık ve kapalı yüzme havuzlarının hizmete girmesi ve miniklere yöneltilen altyapı çalışmaları Türk yüzme sporu açısından olumlu sonuçlar vermeye başladı. Ersin Aydın’ın Anamur-Girne arasında açık denizde yüzmesini Murat Özüak’ın Balkan Şampiyonasın da ilk altın madalyayı kazandırması ve Sabri Özün’ün Balkan Şampiyonluğu izledi. 1978 Dünya Okullar Oyunların da Zafer Ataman altın madalyaya ulaştı. Bu dönemin önemli isimlerinden Sabri Özün 100 ve 200 m’ler de Balkan Gençler birinciliklerini elde etti. Maraton yüzücülerimizden Erdal Acet 1975 ve 1977’de Manş Denizi’ni geçti ve Anamur-Girne arasını yüzdü. Acet 19772 de Manş’ı 9 saat 4 dakika ile geçerken, son 102 yıllık döneminde yapılan en iyi 10 dereceden birini elde etti. 1979’da ise Nesrin Ongun , Manş Denizi’ni geçen ilk Türk bayan yüzücü ünvanı kazandı. Bundan sonrada ülkemiz yüzmesi hak etiği yere geleceğimi ve Yüzme Kursu çalışmalarının bütün illere yayılmasını, AQUAKAMP YÜZME KULÜBÜ olarak elimizden gelen desteği vereceğimizden emin olabilirsiniz.